"hangi çorabı alsak?" konuşması nereye gidebilir de insan duygusallaşır?

Siteye (yani online günlüğüme ☺️) bir şeyler yazayım diye düşünürken, bir üyem hislerini paylaştı. Whatsapp grubumuzdan paylaştı, tüm ekip büyük bir zevkle okuduk paylaştıklarını. Bu arada çoraptan, t-shirtten, driftten, sahneden falan konuşuyorduk. Kafamızı dağıtıyorduk aslında. Bir anda yazdı.. Öylesine doğal, öylesine zamansız paylaştı ki... ve bana o kadar iyi geldi ki.. O'nun içindekileri grupla paylaşmasıyla gelen mutluluk, ilerleyen kelimelerde adımı görünce boyut değiştirdi... Büyük değişimlerin her zaman büyük dokunuşlar gerektirmediğine inandırmaya başladılar beni. Küçük dokunuşların bazen daha büyük etkiye sahip olduğuna.

Bi' kere daha böyle bir paylaşım olmuştu. O zaman da çok mutlu olmuştum. Bu sefer de... Benzer, ama bir o kadar da farklı mutluluklar,


Tarifi aynı, tadı farklı gibi sanki.

Zihnimde sürekli "million little things" duygusu dolaşmaya başlıyor. Sonra o duygu kalbime iniyor. Hafif bi ritim değişikliği, bu değişiklik nefesime de yansıyor tabi. Kalbimde değişen, dönüşen o duygu, başka bir şeye bürünüp tekrar zihnime çıkıyor; yolda bazen burnumu sızlatıyor, bazen gözlerimden akıyor o his. Geriye kalan tekrar zihnime ulaştığında algımı değiştiriyor. Değişen algı bana ve hayatıma dokunuyor...


Aşağıda, kendisinin izniyle, olduğu gibi paylaşıyorum..


"Ya aslında şöyle bir durum yaşıyorum. 38 yaşındayım. Belki buna 40 yaş sendromu da denilebilir. Ya da kendini bulma. Yoga hayatıma gireli 1.5-2 yıl oldu. Selen ile yaptığımız online mat derslerinde meditasyon kısımlarında kendimi buldum diyebilirim. Hamak'ta meditasyon pek yapmıyoruz ama gerçekten ben de çok etkisi oldu. Söylemeden geçemeyeceğim Selen'in bundaki rolü bambaşka, farklı hocalarla mat yoga dersi yaptığımda veya you tube dan yaptığımda farkını anladım. Hoca ile aranızdaki elektrik çok önemli. Selen o kadar doğaldı ki bu sana işliyor. Başkaları yapmacık gelebiliyor. O yüzden şu an internette komik reelslar var "Nefes al siktir et" gibi. Aslında olay bambaşka. Benim farkındalığım kendime dönmek oldu. Bir şekilde hayatımın odağına hep başkasını koyduğumu farkettim. Belki eşim, belki çocuklarım, belki anne baba, arkadaş ama hep başkaları. Ama şu "kendine ayırdığın bu zaman için kendine teşekkür et" kısmı ile kendime geldim. Hoop dedim ya bi saniye canım kendim yaaaa ☺️. Sonra kendimi odağa koyduktan sonra farkettim ki hayat enerjin tavan yapıyor. Sen daha mutlu oluyorsun ve böylelikle eş, çocuk kimse hayatındaki insanlar onlar da daha mutlu oluyor. Velhasıl kelam 😂 40 yaş sendromu ile bu aydınlanma birleşince aşırı derecede kendimi paylaşma isteğim doğdu. Çünkü paylaştıklarım hep ya Adanın gülüşü, ya kuzey'in bir başarısı veya ailem, Hiç tek Çiğdem yoktu. Öyle işte sizinle de paylaşmak istedim. ☺️ Ve tabiki bunları Web Whatsuptan yazdım. 😂 Love u ekip. Love u Selen🥰"

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

ME vs ME